6R4R. Söz Gümüşse Sukut Altındır Atasözü İle İlgili Kompozisyon Söz gümüşse sukut altındır sözü ile anlatılmak istenen şudur İnsanlar kendilerini ifade etmek için konuşurlar . Çok fazla konuşulduğu zaman ise o sözlerin kıymeti olmaz . Çünkü çok konuşmak bir süreden sonra kişiyi gözden düşürür. Az ve kaliteli konuşmak ise insanı toplum içinde önemli bir hale getirir. İnsan olarak hayatımızda kurduğumuz sözlere , cümlelere dikkat etmeliyiz . Örneğin bir misafirliğe gittiğinde dikkat çekebilmek için sürekli konuşmaya başladığında insanlar bir süre sonra sıkılmaya başlar. Bundan dolayı insan diline hakim olmalıdır. İnsan sözleri ile kendini rezil de eder vezir de eder. Çok konuşmak ayrıca sağlımız için de tehlikelidir. Az konuşarak altın olduğumuzu çevremize göstermeliyiz. Çok lafın içinde çok yalan da olur. Toplumuzda da çok konuşan insanlar fazla sevilmez. Atalarımız ağır otur batman kalk diyerek çok fazla konuşmamak ve ciddi olmanın önemini vurgulamışlardır. Buradan da çıkarılacak olan temel fikir şudur İnsanlar ile iyi bir iletişim kurabilmek için az ve kaliteli konuşmalıyız. Toplum içine girdiğimizde kendimizi kontrol altına alarak çok konuşmamaya dikkat etmeliyiz. Unutmayın az konuşmaktan pek az, çok konuşmaktan ise sık sık pişman olunur. Bin düşün bir konuş bu daha iyidir.
Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır sözü ile ilgili kompozisyon yazınız. Yazınıza konuya uygun kısa ve dikkat çekici bir başlık insanlar için çok önemli bir ihtiyaçtır. Çünkü konuşarak sosyalleşiriz. Birbirimize dertlerimizi anlatarak içimizi dökeriz. Zira her şeyi içimize atıp susmak zor gelir bizlere. O yüzden konuşmadan geçirdiğimiz bir gün bile yoktur. Ancak susmak da apayrı bir anlama sahiptir. Herkes susmayı bulunduğumuz herhangi bir yerde çok konuşmak karşımızdaki kişileri rahatsız eder. Akıllarından bir sus diye geçirirler. Dolayısıyla konuşmanın fazlası hakkımızda kötü algılar oluşmasına yol açabilir. Susmak konusu ise huyların efendisidir. Burada söz konusu olan dilimiz tutabilmektir. Çünkü çok konuşan boş konuşur. Lafın nereye gideceğini pek düşünmez. Öyle her konuda bir şeyler bildiğiniz zanneder. Bu yüzden çok konuşmamın ukalalıkla yakından bir ilişkisi vardır. Hani söz gümüşse sükut altındır derler, işte orada aslında susmanın öneminden bahsedilir. Bizler de gereksiz yere ağzımızı her konuda açmaktansa efendi olup susmayı tercih ettiğimizde insanların gözündeki itibarımızın artmasını sağlamış olarak insanların çoğu konuşmayı sever. Fakat konuşmanın da belli bir ölçüsü olmalıdır. Çok konuşana geveze derler. Gevezelik etmek de gözden düşmemize yol açar. Yanımızdaki, kimseler bu tavrımızdan hoşlanmaz. O yüzden insanlarla iyi ilişkiler geliştirmek istiyorsak bazen susmanın kalesine sığınmalıyız. Çünkü susmak başlı başına bir sanattır.
söz gümüşse sükut altındır atasözü ile ilgili kompozisyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster söz gümüşse sükut altındır atasözü ile ilgili kompozisyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster Söz Gümüşse Sukut Altındır Atasözü İle İlgili Kompozisyon Söz gümüşse sukut altındır sözü ile anlatılmak istenen şudur İnsanlar kendilerini ifade etmek için konuşurlar . Çok fazla konuşulduğu zaman ise o sözlerin kıymeti olmaz . Çünkü çok konuşmak bir süreden sonra kişiyi gözden düşürür. Az ve kaliteli konuşmak ise insanı toplum içinde önemli bir hale getirir. İnsan olarak hayatımızda kurduğumuz sözlere , cümlelere dikkat etmeliyiz . Örneğin bir misafirliğe gittiğinde dikkat çekebilmek için sürekli konuşmaya başladığında insanlar bir süre sonra sıkılmaya başlar. Bundan dolayı insan diline hakim olmalıdır. İnsan sözleri ile kendini rezil de eder vezir de eder. Çok konuşmak ayrıca sağlımız için de tehlikelidir. Az konuşarak altın olduğumuzu çevremize göstermeliyiz. Çok lafın içinde çok yalan da olur. Toplumuzda da çok konuşan insanlar fazla sevilmez. Atalarımız ağır otur batman kalk diyerek çok fazla konuşmamak ve ciddi olmanın önemini vurgulamışlardır. Buradan da çıkarılacak olan temel fikir şudur İnsanlar ile iyi bir iletişim kurabilmek için az ve kaliteli konuşmalıyız. Toplum içine girdiğimizde kendimizi kontrol altına alarak çok konuşmamaya dikkat etmeliyiz. Unutmayın az konuşmaktan pek az, çok konuşmaktan ise sık sık pişman olunur. Bin düşün bir konuş bu daha iyidir.
Alıntı batu90 adlı kullanıcıdan alıntı "Söz gümüşşe sükut altındır" sözünün hikayesi nedir? "Konuşulacak yerde susmak, Susulacak yerde konuşmak." -Sadi- Her insan konuşmayı ve susmayı yerine ve zamanına göre en güzel şekilde ayarlamasını bilmelidir. Atalarımız da "Çok söz yalansız, çok para da haramsız olmaz." demiştir. Bir de şöyle güzel bir ifade vardır türkçemizde "Bilirsen güzel kelam söyle ibret alsınlar, bilmezsen sükut eyle adem sansınlar." Allah insana bir ağız, iki kulak vermiştir. Bunun da en bariz şekildeki manası "Bir konuş, iki dinle" demektir. "Söz gümüş ise, sükût altındır" cümlesini hemen hemen hepimiz hem çok kereler duymuşuz, hem de aynı şekilde söylemişizdir. Konuşma; insanın, hemcinslerine meramını anlatabilme özelliğidir. Cenab-ı Allah bu müstesna özelliği canlı varlıklar içinde yalnız insanlara bahşetmiştir. İnsanı diğer yaratıklardan ayıran ve ona ayrı bir değer kazandıran konuşma, tarifi mümkün olmayan çok üstün bir meziyettir. Onun için her insan konuşma usül ve üslubunu yerli yerince kullanmalıdır. Konuşma; insanın kişiliğini, seviyesini ve seciyesini sergiler. Zaruret miktarı kadar konuşmalı, şayet konuşmayı gerektiren bir ortam yoksa sükut etmelidir. Dile hakimiyet, sahibini yüceltir. Konuşma organı olan dili gelişigüzel ve uluorta kullanmak ise sahibini toplum içinde şahsiyetsiz ve seviyesiz kılar. Sessiz kalmak, sükutu tercih etmek dil için en güzel ve en uygun terbiye metodudur. Allah'ın Rasulü Efendimiz Ebu Zerr yapmış olduğu bir nasihatların da "Sen çoğu zaman sükut etmeyi tercih et. Bu sana, dininde yardımcı olup, şeytanı kovar." buyurmuşlardır. Başka bir mübarek sözlerinde Peygamber Efendimiz "Kişinin kendisini ilgilendirmeyen hususları terketmesi kamil imanın şanındandır." buyurur. Malayani denilen boş lakırtı ve gereksiz sözlerden daima uzak kalınmalı. Diline böylesine sahip olan kimseler Allah yanında yüksek makam ve mevki sahibi olur. "Dilim, senden çektiğim zulüm" demiş hal ehli. Manasız sözler, yersiz konuşmalar, dünya veya ahiret için hiçbir yararı olmayan ifadeler ile yalan ve iftiraya yönelik lakırtılar dinimizde kesinlikle yasaklanmıştır. Bütün bu gerçekleri gözler önünde bulundurması gerekli olan her müslüman konuşmalarında doğruluğu ve ciddiyeti esas olarak ele almalıdır. "Şamatası çok olanın, hatası da o nisbette çok olur." demiş atalarımız. Malik Yahya bin Sa'd şunu rivayet eder "İsa yolda duran bir domuza -Allah rahatlık versin- dedi. yanındakiler -sen bir domuza mı söylüyorsun- dediler. İsa Ben dilimi, kötülüğü söylememeye alıştırıyorum" diye cevap verdi. Nerede olursak olalım, şartlar neyi gerektirirse gerektirsin dilimizi kötü, çirkin ve kaba sözlere alıştırmaktan uzak kalmaya özen göstermeliyiz. Dili yüzünden başına gelen türlü felaketler karşısında "Dilim, dilim dilim dilmeli seni." diyen kişinin feryadı kulak ardı edilmemelidir. Ankebut Suresi 46'nci ayeti kerimesinde Rabbımız şöyle buyurur "İçlerinden zulüm edenler müstesna olmak üzere, ehli kitap ile en güzel şekilden başka bir suretle mücadele etmeyin." Müslüman, kitap ehli olan yahudi ve hıristiyanlarla bile mücadelesini en güzel şekilde sürdürmeli, dilini kötü sözlerden korumada gerekli hassasiyeti göstermelidir. "O çok esirgeyen Allah has kulları ki onlar, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler. Kendilerine beyinsizler hoşa gitmeyecek laflar attığı zaman -selametle- deyip geçerler." Furkan-63 "Bunlar yaramaz lakırtıları işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Size. Biz cahilleri aramayız dediler." Kasas-55 Bazı insanların işi-gücü gevezeliktir. Çeneleri oldukça kuvvetli olan böyle kişiler herkesle münakaşaya ve münazaraya girer, gevezelik sanatı olan kimseler yerini, zamanını ve mekanını dahi hesap etmeden hep konuşur, daima konuşur. Bu konuşmalarının pek çoğu malayani cinsinden olup hiç kimseye en ufak yarar sağlamaz. Ancak kişinin günah hanesinin kabarmasına, vebalinin büyümesine sebep olur. Allahr17;ın son elçisi Hazreti Muhammed Efendimiz Tirmizi'de geçen bir mübarek sözlerinde "Hidayet üzere olan bir topluluk tartışmaya girmeden dalalete batıla yönelmeye düşmez." buyurur. Rasulullah Efendimiz başka bir hadisi şeriflerinde şöyle buyururlar "Allah ineklerin ot yerken ağızlarını geveledikleri gibi insanlara karşı ağızlarını geveleyen bu ve bunun gibi insanları sevmez. Allah onların ağız ve yüzlerini cehennemde evirip çevirecektir." Başkalarını güldürmek için acayip kılıklara girmek, insanları taklit etmek hem dini kurallara, hem de adabı muaşeret ve görgü kurallarına ters düşer. Onun için her müslüman böylesine yasaklanmış ve çirkin fiillerden ve eylemlerden son derece sakınmalı, dilini ve diğer bütün iç ve dış organlarını yerli yerinde kullanmasını bilmelidir. İnanan insanlardan beklenen budur. Fuzuli konuşmalar ve gereksiz tartışmalar insanı günah yükü haline getirir. Onun için her insan Sadi'nin dediği gibi "Konuşulacak yerde susmayı, susulacak yerde de konuşmayı" iyi ayarlaması lazımdır. Diline gereği gibi sahip olmasını bilen insanların dünya ve ahiret hayatı mamur olur. İnsanların çoğu bugün için bir tartışma hastalığına yakalanmıştır. Hiçbir dini mesele tartışmayla çözülemez. Bunun için inceleme ve araştırma esas olmalıdır. Bazı Sahabe-i Kiram Efendilerimizden rivayet edilen bir hadisi şeriflerinde Allah'ın Resulu şöyle buyurmuştur "Biz dini konuların birinde tartışırken Rasulullah çıkageldi. O güne kadar görülmediği tarzda öfkelendi ve bizi azarlayarak şöyle dedi Ey Ümmeti Muhammed! Yavaş olun ve kendinize gelin, sizden önceki ümmetleri bu gibi boş tartışmaları yok etmiştir. Tartışmayı terkedin. Tartışmayın, çünkü tartışmanın zararları açık ve kesindir. Tartışmayın, çünkü kişiye kötülük olarak tartışmacı olması yeter. Tartışmayın, çünkü tartışan kimseye kıyamet gününde şefaat etmem. Tartışmayın, ben tartışmayanlara, biri köşede, biri ortada ve biri de en yüksekte olmak üzere cennette üç köşk vermeyi üzerime alıyorum. Bunların en yükseği haklı olduğu halde tartışmayı terkeden içindir. Tartışmayın, çünkü putlara tapmaktan sonra rabbimin beni nehyettiği ilk şey tartışmadır." Taberani'de geçen bu hadisi şerife riayet eden iki cihanda da selamete nail olur. Hümeze Suresi'nin 1-4'ncü ayetlerinde de şöyle buyurulur "Veyl olsun insanları arkalarından çekiştiren her ayıplayıcıya. Yüzlerine karşı dil uzatıcıya o ki; bir çok mal toplamış ve onu sayıp durmaktadır. Sanıyor ki onun malı kendisini dünyada ebedileştirecektir. Hayır. Malı onu kurtaramaz Muhakkak ki o ateşe atılacaktır." Ayetlerle, hadislerle ve bazı güzel sözlerle dilin ve konuşmanın felaketlerini anlatmaya ve aktarmaya çalıştık. Diline sahip olan kendisini selamette bulur. Yalnız insanlara verilmiş olan konuşma, bir tanışma, bir anlaşma aracıdır. Bu çok önemli özelliği gayesi dışında kullanmak sahibini hem geçici olan dünyada, hem de ebedi olan ahiret hayatında zelil ve rezil edir. Böyle bir akıbete düçar olmamak için dil denilen o küçücük et parçasına ve ağzımızdan çıkan her söze, her kelimeye ve her cümleye hassasiyetle dikkat etmemiz ve kontrol altında bulundurmamız
söz gümüşse sükut altındır ile ilgili kompozisyon