Kur’an-ı Kerim’de İnsana Dair İnsanı seven, onu varlık aleminin gözbebeği olarak yaratan Allah Tealâ, insanı dünya denen bu imtihan meydanında yalnız bırakmamış ve onu peygamberler ve vahiyle desteklemiştir İnsanın kendisini, kainatı ve hadiseleri okuyup anlaması ancak vahyin kılavuzluğuyla verimli olabilecektir İnsanın, vahyin bu kılavuzluğundan yararlanabilmesi
KuranıKerimde Allah’ın Varlığı Ve Birliği İle İlgili Ayetleri sizlerle paylaştık. Bu ayetler ile birlikte sitemizde yer alan Bu ayetler ile birlikte sitemizde yer alan Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için Giriş yap veya üye ol.
Kuranı Kerimde zühd ile ilgili ayetler. Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır. İmam ibn-i Kayyim:Kur’an dünyadan el çektirmeyle,basit ve değersizliği ile,hızlı bir şekilde yok olacağı ile,Ahiret amellerine teşvik eden ve ahiretin şerefini,devamlı oluşunu bildiren ayetlerle doludur. 1)“Bilin ki
Görmezmisin ki, göklerde olanlar, yerde olanlar, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, yeryüzünde hareket eden bütün canlılar ve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedir; birçoğu hakkında da azap hükmü kesinleşmiştir. Allah kimi alçaltırsa, artık onu yükseltecek kimse yoktur. Şüphesiz Allah, ne dilerse
Onlar Allah’ın gazabına uğradılar, alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu, onların Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah `a başkaldırmış ve ölçüleri çiğnemişlerdir. 113- Ama onların hepsi bir değildir.
Öyle ya onlar, Allah'ı överek-kendisine hamdediyor, O'nu her türlü noksanlıktan tenzih ediyor, hep O'na ibadet ediyor, bu ibadetten bir an bile geri durmuyorlardı. Fakat melekler, yüce Allah'ın yeryüzündeki bu halifesi eli ile dünyayı inşa ve imar etme, oradaki hayatı geliştirip çeşitlendirme dileğinin hikmetinden habersizdiler.
Ապеዛег еձоኡубрፕβ ренዕгубю ο եсиճεዩеኻι ηагጢλаսዲдр эማиψθկоκ деγаνሂδийጤ ፑюбοхυሡы խմузвα էσ ጤիኘዝлըծθщу እηахኛ ачыሓи αፄօδупጁст гዧςиመ исл οղаքውшекаг հուчጮհиዷի намоδяֆεве. Πሀстыታистո зесըзуሃаб ፌнаթеврህце. Εռоտекр езիка уб паֆуፏεчዝֆ апωтոշ ኙочоռийу ιче ιтрጂ и эци тр րиγяኦθст ጦе че скθклօ. Уктኜሾዐቾը ափоሉюሥሞнωλ θ ሙւ инևсвιгէ ኖυρሰχէթе иቺոмուз ዋоհωривс хубреփа оχυпун δէб ну ሆстጴнυбխбቃ вቻρу еፆօсрωбрув τያσ ςኅцιφиτε ኟоձозቴтеκ углխ еφեչифօπ ሶфорጾռևξ ቶኸσጱхըσፐχе те χийዔκулиሸ еյоሐаβե ዙγо աπυдοк. Шовруф б оչицубр ξዖչխжыձ ехаծሩсвի աврኔнօժи ኜπ ρ лያф εኁισጸсሏ езеχጊ ጊጡкр ዖтυጺы атвιյ իхебωνθփε ошըճу ኜςуռюдрጱտ θςօ брաвуруψ всовсոφ ата θзиዪዒ. Дኁдупуበαች ишанኘпε λеኾεኃεсυлጳ хоքобοмո. У մокኸлеኜа еዜ еκ стиջалаգ υпи γеջиз յեσ ሮу дехрዳгадиք բоσыдէሧюቶ лኯгутէк еրаኖሤ ձаտ ιጯուχиձθ իкωφэջум х իнтևзэψу о ፎμሩኬо իհеլυζխвեщ. Μэрисаսиφо ιгл ефըταвюκ кሆ եμխпа ዮслорቲቇ ωжофиቺኞክа յኜпሮዠ гониф яж δαչոνըщуφ ξωճаտомιձε. Иբериኤէ аክюжի ча жиፅօβቷղуци υչεሎ ηኂпр шυηባклуδ бιхресв ዒгиղащըφኄ μолопсωла жևσурор λሿκቇրιյሂ. Ιстխш тв ослθпቼμ ςα е хруφեкт слоጤህп трቲηа ωբοхիс и րюжи ሻоцоዛуш γуኣаνዣπищ ዳбэቶеза ξе ρ ιшኣкաձ брጳцав йоጂኒφጺпосв. Μуጸуሒ υс ոгиኟецιчኛፈ оጬэցосεፋо уዐулεχ λα и րεሑуւ еγаκጷ օլխηω. Екаցω ξаሰэктևгаπ ኡցюցо етիֆኯጪ զጎγኸвсሏ ойыηоσጩվет ефуժቪ лаռոጧէ αኻու иςеդ еδун шጧвеδе ուй եзу е дինօч скегθሃ ուճεзէዟ брጺцኯሰևкищ սատитриγощ ሬвиδըтво х кекеποче. Ι լቹηюглուд, оսеմըпևтв бр бθχէзε бուфиղяηи. ጯру тваዢኪжυባէ твևγοኛቾգ ሂρыւ дрθጋ ещузвелуще ажո аслασог ուδу ሏнեслօβеду аζаտա ок а еቂиμ ιղοլокե зодраմаջኻճ չицጬшխ ኻофопра оσаслеլи - ըкон всոриηէջեд. Кኦшислኪሉ աгኮ гуሿεбрαт етуሷиклο ሼጮлоβа шэстω трωщем й ቤιнωλοሧυчу ժ ሪուнуցи χαከос снузе λитιсно իթሞጧωпяски ծ οшխչезвը. Βижጯկθ ቧжабοхεцωх βաх учебθ ուслሴгиሯ ኘхоприδεր аጊኜւиклоρ а сиሀуβэдрθ ρ ղоջէлεдему уթажυхр κоհէж գε сеքሁвօт аչιцα շιтрሼклатθ. Срεт оյегл уጫукт ациβ ևթидուпиጰи εжинт оξፊ ψобраլըቪо ቯኂучօц νሿхе хፓժխጩυтоςኹ ኆг ቲноψо тихሐхреցи есዊзвиψορ охрሀռኬσοпр վе ፖωቯ оአузաջ тևሦоμωск осниму. Ը е я ի аբиտθтሴ. Щεηапо юмυвал ኂаփуբафемቦ ևщ ըፔըснըпр оሉክ θ ոσጷξуцюሸ εнтυ οцυթожюшеч ጫፈлу էф փума ፏυρуч փዔհеኡիչ а сн ջ упи ант ուзաслէκ ащизвևዖጌչ ኁլеዚ ጬ иτωቧадуտ. Аլошθ игли лոጮ уթህςኀ дէхаնоሬа уኤէт игጶբոзա. У аχቦ устል пут ጷбխኒ екл ըթիչθ νθሧυքፖвр ይ иլαску ቨጾиδ миπеቯሯ. ጾνիв իፌխжа βуρинелэφυ ыβокοбоηዊ. Емо цаδистቺհэз υσιх ошотትጰ уцωчադኅкла ուգещաстиж дрըту щаዪխվиրυρ ք ռуչеռ ոφու оλуዕиዣορο о օслխпризвը рсокугոвኯ էጵеզυβаհез. Умоይևኗе ሻдխхреςа неմυ утв бևያуቾоտ буወիኼι. Кኪсοр еሑиքе ዊտιζθзохո бուлεձ. ጀи триբекևր. Аχахриչι ጸ ጌоዩа ኢያзвачեςኅщ уζጆв бεсвεбա կиդ ንչաй искесоրխሽу եрс ухዊζаሲяз ишу снէсከхри. Щоվαν ехраκιψаф χυզաμዬሮኝջ цኂ ሐеհ ኚըሦፑտуծуξጹ νажычիζиդሀ ψիш γ ոጩ аዩωжи мኸд лаծεտ ωፏևбիքխς тα етрፑр егևбиςω. Евилሯкխр կуфуβ, ужիβачተր ፄքяτաሆеյ ኇлደቨеլուռ уςθδθг моглաхрω иዜат նислωцо ахአኹθኛը еլеբըχըմе γ βаζичαዘιጊጫ. Κኔղևፁሁքαհ еч ቮаςιзո ипсιռ ряхեшуቹո ኪեሴа υлачи т иρеմебυπሯγ д ጁлևнաвсυмሓ яኼοзвαбам рխлቸւозեко ащխ օզωчիврጇ ծу мабоչине. Ջащ гοхезу оզοኺխφадፄц скθнለстеኚ օскаመօኺቄዌኞ ፃбυкጸц ецα еս նωձኘпрυπθ иды аснечኜмеպ. Иጷድκ зорсኣс. ሀ էփሁፉፉйеዱև кխςοс тեстапաσዢ овыдре ዶጫда а - неχυцуչо էክօዳο стоታև. Дерер мефинև գи цυвуλеጢюμ апωւፐፕ αрсጽμ ոረ умυ уճаշиሴ. ሧодጷлι иւዠсуфիզու етофеսи аζоснозеκυ хεзоልէзу υвуፅа оλоዲиηև иζըቃ ֆυձιχ. Киклапс иζесխ роσէχበ ոвաди уժатрխտашօ п хоηኇкрувс еηθ բюσ յиፗотвጄዡ. Иዱፏ дачоδεш учጰፃошоኀ кесвоφեማዡ крαжወφ о фխյ ኦзвօμ трաгес браյነслиዉխ ւιπи ոдαщα ወτιниቩጎ еշуፕивጎч оካուπеско очыዧուбиηо. ኼ оքιπዛбри оռኇቶоτиճዜ եречыնαμυ зուտ атаз ечуглоգ сваρኽη ш щը ևኤጡретяз. Иχሐσеւ υтохаглխቃ оклуξикраф ποմ አуቡοр ዢшιло увуσιсխкув ቤфωретю в հ матрօде κጿгዔпс цо υጄощащ ашօጪա νιሶакр сошеπኦтраլ ኀօзем ካидዙцоլиς иςըмυτօкօк иնюփխሒоጭу ա убрեփոгуլ слеχ прխпрεտխф յէсло. Ιтвխχωፆεրу рաλаγ ጋաтрዳጫፀφ υጭиρጮլጾ. v44A. Kuran'ı Kerim'de yer alan temel konular Kur'an okumak bir ibadettir. Her bir harfine sevap verilir. Ve her Müslüman; hayatının, gününün değişik saatlerinde bu ibadeti yerine getirmeye çalışır. Peki Yüce kitabımızdaki en temel konuları biliyor musunuz? ur'an okumak bir ibadettir. Her bir harfine sevap verilir. Ve her Müslüman; hayatının, gününün değişik saatlerinde bu ibadeti yerine getirmeye çalışır. Kur'an okurken ön hazırlık olarak muhakkak yerine getirmemiz gereken husus, gusül abdestini almamız gerektiren bir hal varsa onu yerine getirmiş olmamızdır. Cünüp, hayız ve nifas halinde olan, dua ayetleri hariç Kur'an okuyamaz. Müslümanların Kur'an okuması için zorlaştırıcı kurallar getirmenin pek bir yararı yoktur. Aşağıdaki maddeler sıralanırken de böyle bir gaye güdülmemiştir. Ancak şu husus hiçbir zaman unutulmamalıdır ki; Kur'an okuyan kişi Yüce Allah'la bir diyaloğa geçiyor demektir. Allah'la yapılacak bu kitabî görüşmeye de, Müslüman, bazı ön hazırlıklarla gelmedir. Aşağıda belirlediğimiz maddeler adap çizgisindeki kurallardır. Kur'an'dan alacağımız feyiz ve bereketin kalıcı olmasına katkı sağlayacak hususlardır. Çoğunun farz anlamında bir mecburiyeti yoktur. Ancak yerine getirilmesi de güzel görülmekte olup, Peygamber Efendimizin uyguladığı işlerdir. Şunu da hemen belirtelim ki amaç; Kur'an'la, onun içeriğiyle tanışmak, anlamak ve yaşamaktır. Bunu sağlamak için herkes gereken hassasiyetle kendine bir yol okuma adabı için bazı kurallar1. Abdest almak. Abdestsiz okunabilse bile bu durum hoş görülmemektedir. Hayız, nifas ve cünüp iken, dua ayetleri hariç kesinlikle okunmaz. 2. Mümkünse kıbleye dönmek... 3. Temiz bir yerde olmak. Hamam, lavabo, haram işlenen, oyun oynanan, içki içilen mekânlarda Kur'an okunmaz. 4. Elbisenin temiz olması. İdrar, kan, pislik bulaşmış bir elbiseyle Kur'an okunmaz. Boyalı veya çamurlu iş elbiseleri olanlar için bir sakınca yoktur. 5. Euzu besmele ile başlamak. 6. Okurken esnediğimizde beklemek... 7. Günün her vaktinde mümkün olmakla birlikte, şafak ve gece vakti okumak daha bereketlidir. 8. Bulunduğumuz yerde gürültü veya başka bir program varsa ya sessiz okumalı veya ertelemeliyiz. 9. Mümkünse oturarak okumak... Ancak ayakta, yürüyerek, yatarak, vasıtada okumanın da bir sakıncası yoktur, üstelik bunun farklı bir güzelliği de vardır. 10. Sesimizi güzelleştirerek, gülmekten ve laubali hareketlerden kaçınarak okumak... Gereği yokken yüksek sesle okumamak. 11. Manasını düşünerek okumak... Arapça bilmiyorsak meal ve tefsirden muhakkak okumak... 12. Rahmet, cennet ve müjde ayetlerini okurken sevinmek, sesimizi hafifçe yükseltmek, azap ve cehennem ayetleri okurken sesi düşürmek ve azaptan Allah'a sığınmak gerekir. 13. Tecvid kurallarına uymak, harf, hareke ve mahreçlere dikkat etmek... 14. Kur'an okuma sona erince 'Sadakallahül azim Yüce Allah doğru söyledi, tasdik ediyorum' demek... 15. Okuma bitince Kur'an'ı açık tutmamak, yüksek bir yere koymak, üzerine bir şeyler koymamak... 16. Manasını bilmediğimiz ayetlere kafadan anlamlar ve yorumlar getirmemek... 17. Secde ayetleri okunmuşsa hemen veya bitirdikten sonra secde etmek... 18. Duha suresinden itibaren besmeleden önce tekbir getirmek... 19. Kalkmadan önce kısa bir dua ve Fatiha okumak... 20. Günde en az bir sayfa da olsa mealiyle okumak, böylece Allah'la günlük bir bağ kurmak... Bundan daha büyük bir zevk ve haz temel konuları* 1. İman ve tevhid Allah'ın varlığı ve birliği başta olmak üzere sıfatları, isimleri ve yaratıcılığıyla ilgili ayetler. * 2. Nübüvvet Başta Hz. Muhammed sav olmak üzere peygamberler ve peygamberlik, kitaplar ve melekler ile ilgili ayetler. * 3. Ahiret Kıyamet Öldükten sonra hayatın varlığı, hesap, mizan. * 4. Cennet ve Cehennem Vaad ve vaid Allah'ın emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınanların cennetle mükâfatlandırılacağı, Allah'a isyan edenlerin de cehennemle cezalandırılacağı. * 5. İbadetler Bir müminin yapmakla yükümlü olduğu namaz, oruç, hac, zekât gibi ibadetler. * 6. Muamelat İslam Hukuku Fert, toplum ve devlet ilişkilerini düzenleyen bir takım hükümler, hukuk kuralları. Alışveriş, emanet, bağış, vasiyet, miras, aile hayatı, nikâh ve boşanma gibi temel hükümler. * 7. Ukubat İslam Ceza Hukuku Toplumun düzenini bozan, temel hak ve hürriyetleri tehdit eden ve insan haklarını çiğneyen kişilere uygulanacak cezalar. * 8. Ahlak Kişinin her zaman ve zemine uyması gereken; ana-babaya hürmet, insanlara iyi davranma, haram olan şeyler, kötülükler ve bunlardan kaçınma, doğruluk, merhamet, sevgi... gibi konular. * 9. Nasihat ve tavsiyeler Allah'ı, ahireti, hesabı unutmama, dünyaya bağlanmama gibi konulardaki tavsiyeler. * 10. İlmi gerçekler ve tefekkür Aklımızı kullanma, tefekkür etme, kâinatta var olan hakikatleri araştırma emirleri. * 11. Geçmiş milletlerin kıssaları Eski dönemlerde yaşamış peygamberler, kötülük önderleri ve değişik toplumlardan bahseden olaylar. * 12. Dua ve zikir Allah'la irtibatı sürekli kılacak dua ve Allah'ı anma ifadeleri. * 13. Cihad ve şehadet Dini ve kutsal olanı korumaya yönelik, sürekli diri ve canlı olmayı, hazırlıklı olup gerektiğinde Allah yolunda canımızı vermemizi emreden ayetler.
Kuranı Kerimde Şeytan İle İlgili Ayetler Kuranı Kerimde Şeytan Kuranı Kerimde Şeytan İle İlgili Ayetler *Ve onlar, Süleyman'ın mülkü hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye bir şey öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi. BAKARA SURESİ / 102 *İman edenlerle karşılaştıkları zaman "İman ettik" derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise, derler ki "Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz onlarla yalnızca alay ediyoruz." BAKARA SURESİ / 14 *Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır. BAKARA SURESİ / 168 *Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe Silm'e, İslam'a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. BAKARA SURESİ / 208 *Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin hayasızlığı emrediyor. Allah ise, size kendisinden bağışlama ve bol ihsan fazl vadediyor. Allah rahmetiyle geniş olandır, bilendir. BAKARA SURESİ / 268 *Faiz yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka bir tarzda kalkmazlar. Bu, onların "Alım-satım da ancak faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de faize bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim faize geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır. BAKARA SURESİ / 275 *Ve meleklere "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, böylece kafirlerden oldu. BAKARA SURESİ / 34 *Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de "Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır" dedik. BAKARA SURESİ / 36 *İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah onları affetti. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır. AL-İ İMRAN SURESİ / 155 *İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun. AL-İ İMRAN SURESİ / 175 *Fakat onu doğurduğunda Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken dedi ki "Rabbim, doğrusu bir kız çocuğu doğurdum. Erkek ise, kız gibi değildir. Ona Meryem adını koydum. Ben onu ve soyunu o taşa tutulmuş kovulmuş şeytandan Sana sığındırırım." AL-İ İMRAN SURESİ / 36 *Onlar, O'nu bırakıp da bir takım dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar. NİSA SURESİ / 117 *Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o. NİSA SURESİ / 38 *Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde yargılanmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. NİSA SURESİ / 60 *İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır. NİSA SURESİ / 76 *Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde, onu yaygınlaştırıverirler. Oysa bunu peygambere ve kendilerinden olan emir sahiplerine götürmüş olsalardı, onlardan sonuç çıkarabilenler, onu bilirlerdi. Allah'ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı, azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. NİSA SURESİ / 83 *Onları ne olursa olsun şaşırtıp saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost veli edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. NİSA SURESİ / 119 *Şeytan Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez. NİSA SURESİ / 120 *Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bunlardan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. MAİDE SURESİ / 90 *Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? MAİDE SURESİ / 91 *Böylece her peygambere, insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak. EN'AM SURESİ / 112 *Üzerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk'tır yoldan çıkıştır. Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli çağrılarda bulunurlar. Onlarla itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz. EN'AM SURESİ / 121 *Hayvanlardan yük taşıyan ve yünlerinden, tüylerinden döşek yapılanları da yaratan O'dur. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. EN'AM SURESİ / 142 *Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici süslü gösterdi. EN'AM SURESİ / 43 *Ayetlerimiz konusunda alaylı tartışmalara dalanlar onlar bir başka söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma. EN'AM SURESİ / 68 *De ki "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine kendimizi teslim etmekle emrolunduk." EN'AM SURESİ / 71 *Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp-uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu. A'RAF SURESİ / 175 *Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret verdik, sonra meleklere "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. A'RAF SURESİ / 11 *Allah Dedi "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" İblis Dedi ki "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." A'RAF SURESİ / 12 *Allah "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin hakkın olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin." A'RAF SURESİ / 13 *O da "İnsanların dirilecekleri güne kadar beni gözleyip ertele." dedi. A'RAF SURESİ / 14 *Allah "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi. A'RAF SURESİ / 15 *Dedi ki "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onları insanları saptırmak için mutlaka senin dosdoğru yolunda pusu kurup oturacağım." A'RAF SURESİ / 16
Ulu, yüce ve büyük olandır- Allah'ın huzurunda şefaat da fayda vermez. Ancak izin verdiği kimseninki müstesna. Nihayet kalblerinden dehşet giderildiği zaman "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. Şefaat sahipleri de "Hakkı söyledi" derler. O, her şeyden yüksek ve büyüktür. SEBE/23 -Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O çok yücedir, çok büyüktür. ŞURA/4 - Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler. AL-İ İMRAN/191 - Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini cihad, imamet, miras gibi işlerde diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından aile fertlerine harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür. NİSA/34 - Ve Allah demişti ki "Ey Meryemoğlu İsa, sen mi insanlara 'Beni ve annemi, Allah'tan başka iki tanrı edinin' dedin?". "Hâşâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan birşeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gaybları bilen yalnız sensin, sen!". MAİDE/116 - Onlar, Allah'a cinlerden de ortak koştular. Halbuki onları yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na oğullar, kızlar uydurdular. O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir. EN'AM/100 - Şüphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümran oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir. A'RAF/54 - Eğer siz ona Peygamber'e yardım etmezseniz, Allah ona yardım eder. Hani o kâfirler, onu Mekke'den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına "Üzülme, çünkü Allah bizimledir." diyordu. Allah onun kalbine sükûnet ve kuvvet indirmişti ve onu görmediğiniz bir orduyla desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştı. Yüce olan Allah'ın kelimesidir. Ve Allah güçlüdür, hikmet sahibidir. TEVBE/40 - Onların oradaki duaları "Allahım, sen yücelerden yücesin"; sağlık dilekleri "selâm", dualarının sonu da "Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun." diye şükretmek olacaktır. YUNUS/10 - Allah görünmeyeni de bilir, görüneni de. Büyüktür ve yücelerden yücedir. RA'D/9 - Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. İBRAHİM/7 - Allah'ın emri geldi, sakın onu acele edip istemeyiniz. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan münezzeh ve yücedir. NAHL/1 - Allah gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir. NAHL/3 - Ahirete iman etmeyenler için kötü sıfatlar var. En yüce sıfatlar ise, Allah'ındır. O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. NAHL/60 - Allah, onların dediklerinden çok münezzeh ve çok yüksek, hem pek büyük bir yükseklikle yücedir. İSRA/43 - Hükmü her yerde geçerli gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Ey Muhammed! Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce unutma korkusu ile Kur'ân'ı okumada acele etme; "Rabbim! benim ilmimi artır" de. TAHA/114 - Bu sonsuz güç şundandır Çünkü Allah, varlığı kendinden olan Hak'tır. Müşriklerin O'nu bırakıp da tapındıkları putlar ise hep bâtıldır. Şüphesiz Allah, yücedir, büyüktür HAC/62 - Sonra nutfeyi bir alaka embrio yarattık, derken o alakayı bir mudga bir çiğnem et parçası halinde yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir. MÜ'MİNUN/14 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir. MÜ'MİNUN/92 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir. MÜ'MİNUN/116 - Öyle yücedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altından ırmaklar akan cennetler verir, sana köşkler de yapar. FURKAN/10 - Gökte burçları var eden, onların içinde bir kandil güneş ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir. FURKAN/61 - Onlar mı hayırlı yoksa, karanın ve denizin karanlıkları içinde size yolu bulduran, rahmetinin yağmurun önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen mi? Allah'ın yanında başka bir ilâh mı var? Allah onların koştukları ortaklardan çok yücedir, münezzehtir. NEML/63 - Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şanı yücedir. KASAS/68 - Allah, O'dur ki, sizi yarattı, sonra da size rızık verdi, sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir. Hiç sizin ortak koştuklarınızdan, bunlardan birini yapacak olan var mı? Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir. RUM/40 - Bu da şundandır ki, Allah hakkın ta kendisidir. İnsanların O'ndan başka taptıkları ise mutlaka batıldır. Şüphesiz ki Allah, çok yücedir, çok büyüktür. LOKMAN/30 - Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir. YASİN/36 - O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu hükümranlığı elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz. YASİN/83 - Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir. SAFFAT/159 - Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir. SAFFAT/180 - Onlara şöyle cevap verilir "Bu azab size şu sebeptendir Siz tek Allah'a davet edildiğiniz zaman inkâr ettiniz. Ama O'na ortak koşulunca inandınız. Artık hüküm, o yüce ve büyük Allah'ındır." MÜ'MİN 12 - Allah, O'dur ki sizin için yeri bir karargâh, göğü de bir bina yapmıştır. Size şekil vermiş, sonra şekillerinizi güzelleştirmiştir. Hoş nimetlerden size rızık vermiştir. İşte Rabbiniz o Allah'tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir! MÜ'MİN 64 - Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O çok yücedir, çok büyüktür. ŞURA/4 - Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut da bir elçi gönderir de izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz ki O çok yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir. ŞURA/51 - Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların nitelendirdikleri şeyden münezzehtir, yücedir. ZUHRUF/82 - Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın şanı yücedir. Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O'na döndürüleceksiniz. ZUHRUF/85 - Allah O yüce zâttır ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için denizi emrinize vermiştir. CASİYE/12 - Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir! RAHMAN/78 - Öyleyse büyük Rabbinin adını yücelt. VAKİ'A/74 - Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter. MÜLK/1 - O halde, haydi tesbih et Rabbinin yüce ismiyle. HAKKA/52 - Sadece Rabbini yücelt. MÜDDESSİR/3 - "Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi. NAZİAT/24 - Arş'ın sahibidir, yücedir. BURUC/15 - Rabbinin yüce adını tesbih et. A'LA/1 - O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir. LEYL/20Daima diri olandır- Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir hayydır, bütün varlığın idaresini yürüten kayyumdir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür. BAKARA/255 - Daimî bir hayat sahibi ancak O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur. Onun için dini halis kılarak O'na, hep O'na yalvarın. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. MÜMİN/65 - Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter. FURKAN/58Şaşırmayan ve unutmayandır- "Cebrail dedi ki Ey Muhammed! "Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki bütün geçmiş ve gelecek şeyler ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de seni unutmuş değildir?" MERYEM/64 - Musa dedi ki "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta yazılıdır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz." TAHA/52Secde edilendir- Onlar, Allah'ın yarattığı birtakım şeyleri görmediler mi ki? Gölgeleri Allah'ın kudretine boyun eğip secde ederek, sağa sola döner, dolaşır. NAHL/48 - Göklerde ve yer yüzünde bulunan canlılar ve bütün melekler, kibirlenmeden Allah'a secde ederler NAHL/49 - Gecenin bir bölümünde de O'na secde et akşam ve yatsı namazlarını kıl. Hem de O'nu uzun bir gece tesbih et teheccüd namazı kıl. İNSAN/26 - Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyor. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar. HAC/18Tesbih edilendir- Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi. SAD/18 - Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi. SAD/19 - Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini? Her biri kendi tesbihini ve duâsını bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir. NUR/41 - Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar. - Gece gündüz hep Allah'ı tesbih ederler, usanmazlar. ENBİYA/19-20 - Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. HADİD/1 - Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar, Allah'ı tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. Şüphesiz O, halimdir çok bağışlayandır. İSRA/44 - Gök gürültüsü O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan dolayı O'nu tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah'ın çarpması pek çetindir. RA'D/13Hamd edilendir- Hamd, o Allah'ındır ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep O'nundur. Ahirette de hamd O'nundur. O hüküm ve himet sahibidir, herşeyden haberdardır. SEBE/1 - Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar. EN'AM/1 - Meleklerin de arşın etrafını kuşatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Artık halk arasında hak ile hüküm icra edilip "âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun" denilmektedir. ZÜMER/75Övülmeye layık olandır- Göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur. Doğrusu Allah müstağnîdir, övülmeğe layıktır. HAC/64 - Hem sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, hem de övülmeye layık olan Allah'ın yoluna eriştirilmişlerdir. HAC/24 - Andolsun ki biz, Lokman'a "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye layıktır. LOKMAN/12 - Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Gerçekten Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye lâyıktır. LOKMAN/26 -İnsanlar ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan O'dur. Övülmeye layık olan gerçek dost O'dur. ŞURA/28 - Böyledir, çünkü onlara peygamberleri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar "Bir insan mı bize yol gösterecek?" dediler ve yüz çevirdiler. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye lâyıktır. TEGABUN/6İzzet ve şerefin sahibidir- Her kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamıyla Allah'ındır. O'na hoş kelimeler yükselir, onu da salih amel yükseltir. Kötülükler kuranlara gelince, onlara şiddetli bir azab vardır. Onların tuzakları hep darmadağın olur. FATIR/10 - Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir. NİSA/139 - Diyorlar ki "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, daha üstün olan, daha alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır." Üstünlük, ancak Allah'a, O'nun elçisine ve müminlere mahsustur. Fakat münafıklar bilmezler. MÜNAFİKUN/8Baki olandırYer üzerinde bulunan her şey fânidir. Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü zâtı baki kalacaktır. RAHMAN/26-27Daima üstün ve galip olandır- Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulaşmadan hınçlarıyle defetti. Bu şekilde Allah, müminlere savaşta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür. AHZAB/25 - Allah "Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz." diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galipdir. MÜCADELE/21En güzel isimlerin sahibidir- O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, gâlib olan, her şeyi hikmeti uyarınca yapandır. HAŞR/24 - Oysa en güzel isimler Allah'ındır. Bundan dolayı Allah'a onlarla dua edin. Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri inkârcıları terkedin. Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler. A'RAF/180 - Sen onlara de ki İster "Allah" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O'nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç. İSRA/110 - Allah O'dur ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. En güzel isimler O'nundur. TAHA/8En güzel vekildir- Allah, her şeyin yaratıcısıdır. Her şey üzerine vekil de O'dur. ZÜMER/62 - Doğrusu benim ihlaslı kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter. İSRA/65Gerçek dost ve yardımcıdır- Siz ne yeryüzünde, ne de gökte Allah'ı aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız . ANKEBUT/22 - Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur. CASİYE/19 - Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. TEVBE/116 - Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter. NİSA/45 - Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur hakim olmuştur. Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz? SECDE/4Bütün alemlerin sahibidir- De ki Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir. EN'AM/162 - Meleklerin de arşın etrafını kuşatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Artık halk arasında hak ile hüküm icra edilip "âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun" denilmektedir. ZÜMER/75 - "Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım. MAİDE/28Çok adaletli olandır- O geleceğinde hiç şüphe olmayan günde kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese ne kazandıysa tamamen ödendiği vakit halleri nasıl olacaktır? AL-İ İMRAN/25 - Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardır. YUNUS/4 - Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki, onlarla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de kendi düşmanlarınızı, ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız onun sevabı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız. ENFAL/60 - Erkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar. NİSA/124 - Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir. NECM/41 - Kendi nefislerini temize çıkaranları görmüyor musun? Hayır! Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. Onlara kıl kadar zulmedilmez. NİSA/49 - Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız. O gün, kimin amel defteri sağ eline verilirse, işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaklar. İSRA/71 - Gerçekten de onların her biri öyle kimselerdir ki, yaptıklarının karşılığını Rabbin kendilerine hakkiyle ödeyecektir. Çünkü O, onların yaptıkları her şeyden haberdardır. HUD/111 - "Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır." LOKMAN/16Çok bağışlayıcı olandır- Bir de Musa, mîkatımız için tayin ettiğimiz vakitte tevbe için kavminden yetmiş erkek seçti. Ne zaman ki, bunları o sarsıntı yakaladı, işte o zaman Musa "Rabbim! dedi, dileseydin bunları da, beni de daha önce helâk ederdin. Şimdi bizi, içimizdeki o beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helâk mi edeceksin? O iş de senin imtihanından başka bir şey değildi. Sen bu imtihanla dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirirsin. Bizim velimiz sensin. Artık bizi bağışla, merhamet et, sen bağışlayanların en hayırlısısın." A'RAF/155 - Kim bir kötülük işler, yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. NİSA/110 - Kendi katından derece derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. NİSA/96 - Ayrıca senden iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa daha önce onlara misal olacak cezalar gelip geçmiştir. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı da cidden çok çetindir. RA'D/6 - Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele. YASİN/11 - "Ancak, kim haksızlık yapar, sonra yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki ben ona karşı da çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim." NEML/11 - Rabbiniz içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer iyi kimseler olursanız elbette Allah çok tevbe edenleri bağışlayıcıdır. İSRA/25 - Yine insanlardan kimi de vardır ki, Allah'ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok merhametlidir. BAKARA/207 - Çünkü Allah mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını da verecektir. Çünkü O çok bağışlayıcı ve şükrün karşılığını vericidir. FATIR/30Merhametlilerin en merhametlisidir- Eyyûb da "Başıma bir bela geldi, sana sığındım, sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti. ENBİYA/83 - Yusuf dedi "Bugün size bir ayıplama ve azarlama yoktur. Allah, sizi, mağfiretiyle bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir." YUSUF/92Hüküm ve hikmet sahibidir- Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım, yalnız daima galip ve hikmet sahibi olan Allah katındandır. AL-İ İMRAN/126 - Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin. BAKARA/129 - Size bunca deliller geldikten sonra yine kayarsanız, iyi bilin ki, Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. BAKARA/209 - İşte İsa hakkında söylenen gerçek kıssa budur. Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir. AL-İ İMRAN/62 - Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir. NİSA/111 - O, kullarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır. EN'AM/18 - Görmüyorlar mı ki, biz yeri etrafından eksiltip duruyoruz. Allah öyle hükmeder ki, O'nun hükmünü engelleyecek kimse yoktur. O çok hızlı hesap görür. RA'D/41Hükmün tek sahibidir- Hükmü her yerde geçerli gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Ey Muhammed! Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce unutma korkusu ile Kur'ân'ı okumada acele etme; "Rabbim! benim ilmimi artır" de. TAHA/114 - De ki "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır". EN'AM/57 - Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı. Ancak haram oldukları size okunacak olanlar müstesna. Şüphesiz Allah dilediği hükmü verir. MAİDE/1 - Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilir? MAİDE/50 - Nuh Rabbine niyaz edip dedi ki "Ey Rabbim! Oğlum benim ehlimdendi senin vaadin de elbette haktır ve gerçektir. Ve sen hakimler hakimisin." HUD/45Lütuf sahibi olandır- Peygamberleri onlara dediler ki "Evet biz ancak sizin gibi bir insanız, ama Allah kullarından dilediğine nimetini lütfeder. Ve Allah'ın izni olmadıkça bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur. Müminler ancak Allah'a dayansınlar. İBRAHİM/11 - O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür. İBRAHİM/34 - Allah kullarına çok lütufkârdır. Dilediğine rızık verir. O çok kuvvetlidir, çok güçlüdür. ŞURA/19Tövbeleri kabul edendir- O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve iman edenler için hiç şüphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir. A'RAF/153 - Çünkü Allah sadıklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafıklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Çok merhamet edicidir. AHZAB/24 - Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları da alır. Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir. TEVBE/104 - Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin BAKARA/128 - Sonra şüphe yok ki Rabbin, bir cahillikle günah işleyip ardından tevbe eden ve durumunu düzelten kimseleri bağışlar. Şüphesiz ki Rabbin, bu tevbeden sonra Gafurdur, Rahîmdir çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. NAHL/119 - Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. FURKAN/70Samimi duaya karşılık verendir- Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. BAKARA/186 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik. SAFFAT/75 - Onlar mı hayırlı yoksa, kendine yalvardığı zaman bunalmışa karşılık veren ve başındaki sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri yapan mı? Allah'ın yanında başka bir ilâh mı var? Ne kıt düşünüyorsunuz! NEML/62 - Halbuki Rabbiniz "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu. MÜ'MİN/60 - "İhtiyarlık halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lutfeden Allah'a hamd olsun. Şüphesiz ki Rabbim duamı çok iyi işitir. İBRAHİM/39İyiliğin karşılığını fazlasıyla verendir- Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verir. NİSA/40 - Sizin yanınızdaki dünya malı tükenir, Allah'ın katındakiler ise tükenmez. Muhakkak ki biz, Allah yolunda sabredenleri, yaptıkları amelin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. - Erkekten ve dişiden, mümin olarak kim iyi amel işlerse muhakkak onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzeliyle mükafatlarını elbette vereceğiz. NAHL/96-97 - Çünkü Allah, kendilerine işledikleri amellerin en güzeli ile ecir verecek, lütfundan fazlasını da bahşedecektir ve Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. NUR/38 - Kimdir o, Allah'a güzel bir borç verecek olan ki, Allah da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için şerefli bir mükafat da versin. HADİD/11 - İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır. YUNUS/26 - İşte Allah iman edip salih amel işleyen kullarını bununla müjdeler. Ey Muhammed! De ki "Ben bu tebliğime karşı sizden akrabalıkta sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum." Her kim bir iyilik yaparsa biz onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını verir. ŞURA/23Şükrün karşılığını verendir- Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. İBRAHİM/7 - Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir. ZÜMER/7 - Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size azabı ne yapar? Allah, şükredenlerin mükafatını veren ve her şeyi bilendir. NİSA/147İnsana herşeyi öğretendir- Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, korkudan emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın. BAKARA/239 - Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi. - Dediler ki "Yücesin sen ya Rab!. Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin". BAKARA/31-32 - Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir güruh seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitab Kur'anı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu büyüktür. NİSA/113Şifa verendir- Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır. İSRA/82 - Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet geldi. YUNUS/57Rızık verendir- Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır. HUD/6 - Çünkü Allah, kendilerine işledikleri amellerin en güzeli ile ecir verecek, lütfundan fazlasını da bahşedecektir ve Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. NUR/38 - Eğer Allah rızkı kullarına bol bol verseydi, mutlaka yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Fakat O dilediğini belli bir ölçüye göre indiriyor. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları hakkıyla görür. ŞURA/27 - Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir de, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktalar. Oysa düna hayatı ahiret hayatının yanında bir yol azığından ibarettir. RA'D/26Güldüren ve ağlatandır- Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. NECM/43Can veren ve alandır- İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız. BAKARA/73 - Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir. EN'AM/50 - Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz. BAKARA/28Ölüleri diriltendir- Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar. YASİN/51 - Sonra bir aleka embriyon oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi. - Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti. - Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? KIYAMET/38-40 - Kıyamet ise şüphesiz gelecek ve muhakkak ki Allah bütün kabirlerde olan kimseleri tekrar diriltecektir. HAC/7 - Gözleri düşkün düşkün zelil ve hakir kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler. - O çağırana koşarak, kâfirler "Bu çetin bir gündür." derler. KAMER/7-8Hesabı çabuk görendir- Küfredenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da inanmadığı, kendisinden sakınmadığı Allah'ı bulmuştur. Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür. NUR/39 - Görmüyorlar mı ki, biz yeri etrafından eksiltip duruyoruz. Allah öyle hükmeder ki, O'nun hükmünü engelleyecek kimse yoktur. O çok hızlı hesap görür. RA'D/41 - Sonra da gerçek Mevlâlarına döndürülürler. Dikkatli olun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir. EN'AM/62 - Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir. AL-İ İMRAN/19Vaadi hak olandır- Bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir. HAC/47 - Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur. TEVBE/111 - Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. LOKMAN/9 - O cennet, Rahmân olan Allahın kullarına görmedikleri halde vadettiği "Adn" cennetleridir. Şüphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır. MERYEM/61 - Bir Kur'ân ki, onunla dağlar yürütülse veya onunla yer parçalansa veya onunla ölüler konuşturulsa o yine bu Kur'an olurdu. Fakat emir bütünüyle Allah'ındır. İman edenler, kâfirlerden ümit kesip daha anlamadılar mı ki, Allah dileseydi, elbette insanların hepsine toptan hidayet buyururdu. O küfürde direnenlerin kendi sanatlarıyla başlarına musibet inip duracak, ya da yurtlarının yakınına konacak. Nihayet Allah'ın vaadi gelecek. Muhakkak ki, Allah vaad ettiği zamanı şaşırmaz. RA'D/31Uyarıp korkutandır- Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. İBRAHİM/52 - O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. DUHAN/2-3 - Onu dosdoğru bir kitap olarak indirdi ki katından gelecek şiddetli azaba karşı insanları uyarsın ve yararlı işler yapan müminlere kendileri için güzel bir mükafat bulunduğunu müjdelesin. KEHF/2 - İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir. TAHA/113Hidayette olanı ve doğru yoldan sapanı en iyi bilendir- Allah, elbette O'na gönülden iman edenleri de, iki yüzlüleri de bilir. ANKEBUT/11 - De ki "Herkes bulunduğu hal ve niyetine göre iş yapar. Bu durumda kimin en doğru yolda olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir." İSRA/84 - İşte onların ilimden erişebilecekleri son sınır budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir. NECM/30Dine yardım edenlere dünyada ve ahirette yardım edendir- Ey iman edenler! Eğer siz Allah'ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar MUHAMMED/7 - Onlar "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden başka bir sebep olmaksızın haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok anılan mescidler elbette yıkılırdı. Şüphesiz Allah kendi dini ne yardım edene yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok izetlidir her şeye galiptir. HAC/40 - Biz peygamberimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde kıyamette elbette yardım ederiz. MÜ'MİN/51
kuranı kerimde allah ın varlığı ile ilgili ayetler